Vücudumuzun yaklaşık %55 ila %78'i sudan oluşur! Bu su, hücrelerimizin düzgün çalışması, vücut sıcaklığımızın dengelenmesi, besinlerin taşınması ve atıkların atılması gibi birçok hayati fonksiyon için gereklidir. Yeterli su almadığımızda vücudumuz susuz kalır ve bu da yorgunluk, baş ağrısı ve kabızlık gibi sorunlara yol açabilir. Uzun süreli susuzluk ise daha ciddi sağlık problemlerine neden olabilir.
Vücudumuz, su oranını korumak için karmaşık bir sisteme sahiptir. Bu sistemde böbrekler, hormonlar ve beyin önemli rol oynar.
Beynimizdeki hipotalamus bölgesi, susama hissini kontrol eder. Vücudumuz susuz kaldığında hipotalamus, susama sinyalleri gönderir ve bizi su içmeye teşvik eder.
Antidiüretik hormon (ADH), böbreklerin su tutmasına yardımcı olur. Vücudumuz susuz kaldığında ADH salgılanır ve böbrekler daha fazla su tutarak idrar miktarını azaltır.
Böbrekler, vücudumuzdaki su ve elektrolit dengesini düzenler. Vücudumuzdaki su miktarına göre idrar miktarını ayarlayarak su oranını korur.
Unutmayın, su içmek sadece susadığımızda yapmamız gereken bir şey değildir. Vücudumuzun sağlıklı ve düzgün çalışması için gün boyunca düzenli olarak su içmeliyiz.