Bir zamanlar, uzak bir köyde, geçimini çiftçilikle sağlayan yaşlı bir adam yaşarmış. Bu çiftçinin üç tane oğlu varmış ama gelin görün ki bu üç oğlan kardeş bir türlü anlaşamazlarmış. Sürekli kavga eder, didişirler ve babalarının nasihatlerini hiç dinlemezlermiş. Yaşlı çiftçi, bu duruma çok üzülüyormuş çünkü oğullarının bu geçimsizliği, ailelerinin huzurunu kaçırıyormuş.
Çiftçi, yaşlandıkça daha da endişelenmeye başlamış. Ölümünden sonra oğullarının bu şekilde kavga etmeye devam edeceklerini ve tarlalarını, mallarını mülklerini kaybedeceklerini düşünüyormuş. Bu yüzden, onları bir araya getirmenin ve onlara birlik olmanın önemini öğretmenin bir yolunu bulmaya karar vermiş.
Bir gün, çiftçi oğullarını yanına çağırmış ve onlara şöyle demiş:
Oğulları, babalarının ne demek istediğini pek anlamamışlar. Bunun üzerine çiftçi, onlara bir demet çubuk getirmiş ve şöyle demiş:
Oğulları, çubukları tek tek kolayca kırmışlar. Sonra çiftçi, çubukları bir araya getirip demet yapmış ve oğullarına şöyle demiş:
Oğulları, bütün güçlerini kullanmalarına rağmen çubuk demetini kıramamışlar. Çiftçi, bunun üzerine onlara dönerek şöyle demiş:
Oğulları, babalarının ne demek istediğini o zaman anlamışlar. O günden sonra, kavga etmeyi bırakıp birbirlerine destek olmaya başlamışlar. Tarlalarını birlikte ekip biçmişler, mallarını mülklerini birlikte korumuşlar ve böylece aileleri huzur içinde yaşamış.