Yusuf'un hayatı, küçük bir kasabadan büyük şehre uzanan bir değişim hikayesidir. Kasabadaki sıradan yaşamından sıyrılıp, üniversite sınavına hazırlanmak için İstanbul'a gelir. Bu süreçte, hem yeni bir çevreye adapte olmaya çalışır hem de kendi iç dünyasında büyük bir sorgulama yaşar.
Romanın ana fikri, bireyin kimlik arayışı, aidiyet duygusu ve modern dünyada yaşanan yabancılaşmadır. Yusuf'un yaşadığı içsel çatışmalar ve dış dünyayla olan uyumsuzluğu, günümüz insanının arafta kalma halini temsil eder.
Yazar, sade ve akıcı bir dil kullanır. İç monologlar ve betimlemelerle karakterlerin iç dünyasını derinlemesine yansıtır. Roman, okuyucuyu düşünmeye sevk eden felsefi bir derinliğe sahiptir.
Araf, modern Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Bireyin içsel yolculuğunu ve toplumsal sorunları ele alış biçimiyle dikkat çeker. Roman, okuyuculara kendilerini ve dünyayı sorgulama fırsatı sunar.