Karstik arazi, kolayca çözünebilen kayaçların (genellikle kireçtaşı, alçıtaşı ve dolomit) bulunduğu bölgelerde, suyun etkisiyle oluşan özel yer şekillerine sahip arazidir. Bu bölgelerde yağmur suları ve yeraltı suları kayaları eriterek ilginç ve farklı şekiller meydana getirir.
Karstik şekillerin oluşumunda temel faktör, suyun kayaçları çözme gücüdür. Özellikle kireçtaşı, su ile temas ettiğinde yavaş yavaş erir. Bu süreçte:
Karstik arazilerde görülen başlıca yer şekilleri şunlardır:
Lapyalar, kireçtaşının yüzeyinde suyun eritme etkisiyle oluşan küçük oluklardır. Genellikle çıplak kaya yüzeylerinde görülürler.
Dolinler, lapyaların birleşmesiyle oluşan, huni şeklinde küçük çukurlardır. Yağmur sularını toplayarak yeraltına sızmalarını sağlarlar.
Uvalalar, birkaç dolinin birleşmesiyle meydana gelen daha büyük çukurlardır. Genellikle tabanlarında toprak birikintisi bulunur.
Polyeler, karstik bölgelerdeki en büyük çukurluklardır. Birkaç uvalanın birleşmesiyle oluşurlar ve genellikle tabanlarında akarsular akar.
Obruklar, yeraltı sularının etkisiyle oluşan derin ve dik çukurlardır. Mağara tavanlarının çökmesiyle veya yeraltı suyunun yüzeye çıkmasıyla oluşabilirler.
Mağaralar, yeraltı sularının kayaları eritmesiyle oluşan büyük boşluklardır. İçlerinde sarkıt, dikit ve sütun gibi çeşitli şekiller bulunabilir.
Karstik bölgelerde sular yer altına sızarak yeraltı nehirlerini oluşturur. Bu nehirler bazen yüzeye çıkarak karstik kaynakları meydana getirirler.
Türkiye'de karstik araziler en çok Akdeniz Bölgesi'nde yaygındır. Özellikle Toros Dağları üzerinde birçok karstik şekil bulunmaktadır. Ayrıca İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde de karstik arazilere rastlanır.