Arthur Conan Doyle'un en ünlü Sherlock Holmes maceralarından biri olan Baskerville Tazısı, sadece bir polisiye romanı değil, aynı zamanda İngiliz kırsalının karanlık ve gizemli atmosferini ustalıkla yansıtan bir gotik gerilim şaheseridir. Hikaye, Baskerville ailesini yüzyıllardır takip eden lanetli bir tazı efsanesi üzerine kuruludur. Bu efsane, ailenin varisi Sir Charles Baskerville'in esrarengiz ölümüyle yeniden canlanır ve Sherlock Holmes ile Dr. Watson'ı bu karmaşık olayı çözmek için Dartmoor'un sisli topraklarına çeker.
Sir Charles'ın varisi olan Sir Henry Baskerville'in Londra'ya gelmesiyle, Sherlock Holmes ve Dr. Watson olaya dahil olur. Holmes, Sir Henry'nin güvenliğini sağlamak ve Baskerville lanetinin ardındaki gerçeği ortaya çıkarmak için Dr. Watson'ı Dartmoor'a gönderir. Watson, malikanede ve çevresindeki kasvetli bataklıklarda ipuçları ararken, Holmes Londra'da soruşturmayı yürütür.
Dr. Watson'ın titiz gözlemleri ve Holmes'un keskin zekası sayesinde, Baskerville lanetinin ardındaki gerçek ortaya çıkar. Stapleton'ın, Baskerville ailesinin uzak bir akrabası olduğu ve mirası ele geçirmek için laneti kullandığı anlaşılır. Stapleton, devasa bir tazıyı eğitmiş ve onu fosforla boyayarak korkunç bir görünüme kavuşturmuştur. Amacı, Sir Henry'yi korkutarak öldürmek ve suçu lanetin üzerine atmaktır.
Holmes ve Watson, tuzak kurarak Stapleton'ı yakalar ve tazıyı etkisiz hale getirir. Sir Henry kurtarılır ve Baskerville laneti sonsuza dek ortadan kalkar. Olay, Sherlock Holmes'un mantık ve gözlem yeteneğinin bir zaferi olarak tarihe geçer.