Bulut madenciliği, kripto para madenciliği yapmak için gerekli olan donanım ve yazılım altyapısının, bir üçüncü taraf şirket tarafından sağlanmasıdır. Kullanıcılar, bu şirketlerin sunduğu hizmetler aracılığıyla, kendi cihazlarına herhangi bir yatırım yapmadan veya teknik bilgiye sahip olmadan kripto para madenciliği yapabilirler.
Bulut madenciliği faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi, karmaşık bir konudur ve ülkelere göre farklılık gösterir. Ancak genel olarak dikkat edilmesi gereken bazı temel prensipler bulunmaktadır.
Bulut madenciliği yoluyla elde edilen kripto paralar, gelir olarak kabul edilebilir ve gelir vergisine tabi olabilir. Bu gelir, genellikle elde edildiği tarihteki piyasa değeri üzerinden hesaplanır.
Bulut madenciliği hizmeti sunan şirketlerin KDV mükellefiyeti olabilir. Ayrıca, elde edilen kripto paraların satışı da KDV'ye tabi olabilir, ancak bu durum ülkenin vergi yasalarına bağlıdır.
Eğer bulut madenciliği hizmeti farklı bir ülkede yerleşik bir şirket tarafından sağlanıyorsa, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları devreye girebilir. Bu anlaşmalar, vergi yükümlülüklerinin hangi ülkede yerine getirileceğini belirler.
Bulut madenciliği faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin doğru bir şekilde raporlanması, vergi uyumu açısından büyük önem taşır. İşte dikkat edilmesi gereken bazı raporlama yükümlülükleri:
Diyelim ki, bir kişi $1000$ dolarlık bir yatırım ile bulut madenciliği hizmeti satın aldı ve bir yıl sonunda $1500$ dolarlık kripto para elde etti. Bu durumda, $500$ dolarlık gelir elde edilmiş olur. Bu $500$ dolar, kişinin gelir vergisi beyannamesinde beyan etmesi gereken bir gelirdir.