Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK), Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 104. ve 119. maddeleri çerçevesinde, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yazılı hukuk kurallarındandır. CBK'ler, belirli konularda kanun gücünde olup, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından çıkarılan kanunlarla aynı hukuki etkiye sahiptir. Ancak, Anayasa'da belirtilen sınırlar dahilinde çıkarılabilirler.
Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin anayasaya uygunluğunun denetlenmesi, hukuk devletinin temel unsurlarından biridir. Bu denetim, CBK'lerin Anayasa'ya aykırı hükümler içermesini engelleyerek, temel hak ve özgürlüklerin korunmasını ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin sağlanmasını amaçlar.
Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin anayasaya uygunluk denetimini yapmaya yetkili tek merci, Anayasa Mahkemesi'dir. Anayasa'nın 148. maddesine göre, kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve TBMM İçtüzüğü şekil ve esas bakımından Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'nde dava konusu edilebilir.
TBMM, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile düzenlenen konularda kanun çıkararak, CBK'leri değiştirebilir veya yürürlükten kaldırabilir. Bu durum, CBK'lerin TBMM'nin denetimi altında olduğunu gösterir.
Diğer yargı organları da (idare mahkemeleri, danıştay vb.) kendi görev alanlarına giren uyuşmazlıklarda CBK'leri uygulamakla yükümlüdür. Ancak, bir yargı organı, önüne gelen bir davada CBK'nin Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesi'ne başvurarak iptal davası açılmasını talep edemez. Sadece, somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilir.
Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin anayasaya uygunluğunun denetlenmesi, hukuk devletinin vazgeçilmez bir unsurudur. Bu denetim, Anayasa Mahkemesi'nin yargısal denetimi, TBMM'nin kanunla değiştirme veya kaldırma yetkisi ve diğer yargı organlarının dolaylı denetimi yoluyla sağlanır. Bu mekanizmalar, CBK'lerin Anayasa'ya uygunluğunu güvence altına alarak, hukuk devletinin korunmasına katkıda bulunur.