Eowyn, Rohan'ın Üçüncü Hanesi'nden, Kral Theoden'in yeğeni ve Eomer'in kız kardeşidir. Babası Eomund'un erken ölümü ve annesi Theodwyn'in hastalığı sonucu, ağabeyi Eomer ile birlikte amcası Kral Theoden'in himayesine girmiştir. Rohan'ın Altın Salonları'nda büyüyen Eowyn, hem soylu bir prenses hem de yetenekli bir savaşçı olarak yetişmiştir. Ancak, kalbinin derinliklerinde yatan özlem, Rohan'ın sınırlarının ötesine uzanmaktadır.
Eowyn'in hayatı, amcası Kral Theoden'in akıl sağlığının büyücü Saruman tarafından bozulmasıyla tamamen değişir. Rohan'ın savunmasız kaldığı bu dönemde, Eowyn, halkını korumak ve krallığı yönetmek gibi ağır bir sorumluluk üstlenir. Bu görev, onun içindeki savaşçı ruhu ortaya çıkarır. Ancak, aynı zamanda, bir kadın olarak savaş meydanında yer alma arzusunu bastırmak zorunda kalır. Rohan'ın gelenekleri ve toplumun beklentileri, onun kaderini şekillendiren önemli faktörler olur.
Rohan ordusunun Gondor'a yardıma gitmesiyle birlikte, Eowyn de erkek kılığına girerek orduya katılır. Miğfer Dibi'ndeki savaşta gösterdiği cesaret ve savaş yeteneği, onu Rohan'ın en saygın savaşçılarından biri yapar. Pelennor Çayırları'ndaki savaşta, Cadı Kral'a karşı verdiği mücadele, onun kaderini belirleyen anlardan biridir. "Ben canlı bir adam değilim!" diyen Cadı Kral'a karşı "Ama ben bir kadınım!" diyerek karşılık vermesi, Tolkien evreninin en ikonik sahnelerinden biridir.
Eowyn'in Cadı Kral'ı yenmesi, sadece Orta Dünya'nın kaderini değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda kendi içsel savaşını da kazanmasını sağlar. Merry Brandybuck'ın yardımıyla Cadı Kral'ı öldürmesi, cesaretin ve umudun karanlığı yenebileceğinin en büyük kanıtıdır.
Pelennor Çayırları'ndaki savaştan sonra ağır yaralanan Eowyn, Şifacıların Evleri'nde iyileşir. Burada, Gondor'lu Faramir ile tanışır ve aralarında derin bir aşk başlar. Savaşın acıları ve kayıpları, yerini umuda ve yeni başlangıçlara bırakır. Eowyn, Faramir ile evlenerek Ithilien'in prensesi olur ve hayatının geri kalanını huzur içinde geçirir. Eowyn'in hikayesi, sadece bir savaşçının değil, aynı zamanda bir kadının kendi kaderini çizme ve içsel huzuru bulma yolculuğudur.