Fovizm, 20. yüzyılın başlarında Fransa'da ortaya çıkan kısa ömürlü fakat etkili bir sanat akımıdır. "Fauves" (vahşi hayvanlar) olarak adlandırılan bu sanatçılar, geleneksel renk kullanımına meydan okuyarak, yoğun ve doğal olmayan renkleri cesurca kullanmışlardır. Fovizm, modern sanata getirdiği yeniliklerle, özellikle renk anlayışı ve ifade özgürlüğü konularında, sonraki akımları derinden etkilemiştir.
Fovizm, renklerin nesneleri tanımlama işlevinden sıyrılarak, duygusal ve estetik bir araç olarak kullanılmasına öncülük etmiştir. Bu yaklaşım, sonraki sanat akımları için bir ilham kaynağı olmuştur.
Fovist sanatçılar, geleneksel kurallara meydan okuyarak, sanatçının bireysel ifadesinin önemini vurgulamışlardır. Bu, sanat dünyasında daha özgür ve deneysel yaklaşımların benimsenmesine zemin hazırlamıştır.
Fovizm, nesnelerin basitleştirilmiş formlarla temsil edilmesi ve renklerin gerçekçi olmayan şekillerde kullanılmasıyla, soyut sanata doğru atılan ilk adımlardan biri olarak kabul edilir. Bu, Kübizm ve Ekspresyonizm gibi akımların gelişiminde önemli bir rol oynamıştır.
Fovizm, sanatçıları cesur olmaya ve kendi iç dünyalarını keşfetmeye teşvik etmiştir. Bu, modern sanatın sürekli yenilenme ve farklılaşma sürecine katkıda bulunmuştur.