TCK anlamında hısımlık, kan hısımlığı ve kayın hısımlığı olmak üzere ikiye ayrılır. Kan hısımlığı, kişilerin aynı kökten gelmesiyle oluşan akrabalık ilişkisidir. Kayın hısımlığı ise evlilik yoluyla eşlerin akrabaları arasındaki ilişkidir.
Suçu bildirmeme suçu, işlenmekte olan veya işlenmiş bir suçu yetkili makamlara bildirmemektir. Ancak herkesin her suçu bildirme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bildirme yükümlülüğü, genellikle kişinin kamu görevi veya özel bir yasal düzenleme ile belirlenir.
Ceza indirimi veya ceza verilmemesi, genellikle üstsoy (anne, baba, dede, nine), altsoy (çocuk, torun) ve eş gibi en yakın hısımlar için söz konusudur. Kardeşler arasındaki ilişki de bazı durumlarda bu kapsamda değerlendirilebilir.
Hısımlık nedeniyle suçu bildirmeme halinin temelinde, aile bireylerini koruma ve aile içi dayanışmayı sürdürme amacı yatar. Bu nedenle, hısımlık ilişkisi ne kadar yakınsa, ceza indirimi veya ceza verilmemesi olasılığı da o kadar artar.
Hısımlık ilişkisi olsa dahi, bazı suçlar söz konusu olduğunda ceza indirimi veya ceza verilmemesi mümkün olmayabilir. Özellikle devletin güvenliğine karşı suçlar, terör suçları veya insanlığa karşı suçlar gibi ağır suçlarda, hısımlık ilişkisi ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bir anne, oğlunun işlediği hırsızlık suçunu polise bildirmezse, TCK 279 uyarınca ceza almayabilir veya cezasında indirim uygulanabilir.
Bir kişi, eşinin bir terör örgütüne yardım ettiğini bilmesine rağmen yetkililere bildirmezse, hısımlık ilişkisine rağmen cezalandırılabilir. Çünkü terör suçları, hısımlık nedeniyle ceza indiriminden yararlanılamayacak suçlardandır.