Ufuk çizgisi, gözlemcinin bulunduğu noktadan bakıldığında yeryüzü veya su yüzeyi ile gökyüzünün birleştiği sanılan hattır. Bu hat, aslında gerçek bir çizgi değildir; perspektifin ve görüş açısının bir sonucudur. Ufuk çizgisi, bulunduğunuz konuma ve yüksekliğe göre değişir. Örneğin, bir dağın tepesindeyken görülen ufuk çizgisi, deniz seviyesinde görülen ufuk çizgisinden çok daha uzakta olacaktır.
Deniz ufku, denizin sonsuz gibi uzandığı ve gökyüzüyle birleştiği yerdir. Düz ve engelsiz bir görüş sağlar. Deniz ufku, genellikle sakin havalarda daha net ve belirgin görünürken, fırtınalı havalarda dalgalar nedeniyle bozulabilir.
Dağ ufku, dağların zirvelerinin gökyüzüyle kesiştiği yerdir. Düzensiz ve engebeli bir yapıya sahiptir. Dağ ufku, özellikle gün batımı ve gün doğumu sırasında muhteşem manzaralar sunar.
Şehir ufku veya silüeti, şehirdeki binaların ve diğer yapıların gökyüzüne karşı oluşturduğu hattır. Modern şehirlerde gökdelenler ve yüksek yapılar, şehir ufkunun karakteristik özelliklerindendir.
Çöl ufku, kum tepelerinin ve düzlüklerin gökyüzüyle birleştiği yerdir. Genellikle sıcak ve kurak iklimlerde görülür. Çöl ufku, bazen seraplara neden olabilir.
Orman ufku, ağaçların tepelerinin gökyüzüyle buluştuğu yerdir. Yoğun ormanlarda, ufuk çizgisi ağaçların yoğunluğu nedeniyle daha belirsiz olabilir.
Ufuk çizgisi, resim, fotoğraf ve diğer görsel sanatlarda önemli bir kompozisyonel unsurdur. Perspektifi belirlemede ve derinlik hissi yaratmada kullanılır. Sanatçılar, ufuk çizgisini kullanarak izleyicinin bakış açısını yönlendirebilir ve eserin anlamını güçlendirebilir.