Hz. İbrahim'in (a.s.) uzun yıllar çocuğu olmamıştı. Yüce Allah'a (c.c.) sürekli dua ederek salih bir evlat diledi. Nihayet duaları kabul oldu ve ilerleyen yaşlarında Hz. Hacer'den Hz. İsmail (a.s.) dünyaya geldi. Bu, Hz. İbrahim için büyük bir sevinç kaynağı olmuştu.
Aradan zaman geçti ve Hz. İbrahim (a.s.) bir rüya gördü. Rüyasında, çok sevdiği oğlu Hz. İsmail'i (a.s.) Allah'a (c.c.) kurban ettiğini görüyordu. Bu rüya, peygamberler için bir vahiy niteliği taşıdığından, Hz. İbrahim (a.s.) bu emrin Allah'tan (c.c.) geldiğini anladı.
Hz. İbrahim (a.s.), gördüğü rüyayı oğlu Hz. İsmail (a.s.) ile paylaştı. Hz. İsmail (a.s.), babasına olan bağlılığı ve Allah'a (c.c.) olan teslimiyetiyle şu cevabı verdi: "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın." Bu sözler, Hz. İsmail'in (a.s.) Allah'ın (c.c.) emrine kayıtsız şartsız itaat edeceğini gösteriyordu.
Hz. İbrahim (a.s.), oğlunu kurban etmek üzere hazırlıklara başladı. Şeytan, onları bu emri yerine getirmekten vazgeçirmek için çeşitli vesveseler verdi; ancak her ikisi de şeytanın tuzağına düşmedi. Kurban edilecekleri yere vardıklarında, Hz. İbrahim (a.s.), oğlunu alnı üzerine yatırdı ve bıçağı boğazına dayadı. İşte tam o anda, Allah (c.c.) tarafından bir melek gönderildi ve Hz. İbrahim'e (a.s.) bir koç getirilerek, onu Hz. İsmail (a.s.) yerine kurban etmesi emredildi.
Bu olay, Hz. İbrahim'in (a.s.) ve Hz. İsmail'in (a.s.) Allah'a (c.c.) olan sonsuz bağlılıklarının ve teslimiyetlerinin bir göstergesiydi. Allah (c.c.), onların bu samimiyetini ve itaatini kabul ederek, Hz. İsmail'i (a.s.) kurban edilmekten kurtarmış ve yerine bir koç göndermiştir. Kurban olayı, İslam dininde önemli bir yere sahiptir ve her yıl Kurban Bayramı'nda Müslümanlar tarafından idrak edilir.
Kurban Bayramı, Hz. İbrahim'in (a.s.) ve Hz. İsmail'in (a.s.) bu örnek davranışlarını hatırlamak, Allah'a (c.c.) şükretmek, yardımlaşmak ve dayanışma içinde olmak için bir fırsattır.