İnsanlık tarihinin en önemli şahsiyetlerinden biri olan Hz. Muhammed (s.a.v.), 571 yılında Mekke'de dünyaya geldi. Bu mübarek doğum, sadece bir ailenin değil, tüm insanlığın kaderini değiştirecek bir dönüm noktasıydı.
Hz. Muhammed'in (s.a.v.) doğduğu Mekke, o dönemde Arap Yarımadası'nın önemli bir ticaret ve kültür merkeziydi. Kabe, farklı inançlara sahip insanların ziyaret ettiği kutsal bir mekandı. Ancak, toplumsal yaşamda adaletsizlik, kabilecilik ve putperestlik yaygındı. Bu karanlık ortam, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) getireceği ışığa duyulan ihtiyacı daha da belirginleştiriyordu.
Hz. Muhammed (s.a.v.), Kureyş kabilesinin Haşimoğulları koluna mensuptur. Babası Abdullah, annesi ise Amine'dir. Babası, Hz. Muhammed (s.a.v.) doğmadan kısa bir süre önce vefat etmiştir. Soyu, Hz. İbrahim'e (a.s.) kadar uzanır.
Hz. Muhammed'in (s.a.v.) çocukluk yılları, farklı deneyimlerle dolu bir dönemdir. Annesinin vefatından sonra dedesi Abdülmuttalip'in himayesinde büyümüştür. Dedesi vefat ettikten sonra ise amcası Ebu Talip'in yanında yaşamaya başlamıştır.
O dönemin adeti üzere, Hz. Muhammed (s.a.v.) de bir süt anneye verilmiştir. Halime adındaki süt annesi, onu büyük bir sevgi ve şefkatle büyütmüştür. Halime'nin yanında geçirdiği yıllar, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) bedensel ve ruhsal gelişimi için önemli bir dönem olmuştur.
Hz. Muhammed (s.a.v.), gençlik yıllarında amcasına yardım etmek amacıyla çobanlık yapmıştır. Bu dönemde doğayla iç içe olmuş, hayvanlara karşı merhamet duygusu gelişmiştir. Çobanlık, ona sabırlı olmayı, sorumluluk almayı ve yalnızlıkla başa çıkmayı öğretmiştir.
Hz. Muhammed (s.a.v.), çocukluk ve gençlik yıllarından itibaren dürüstlüğü, güvenilirliği ve adalet duygusuyla tanınmıştır. Ona "Muhammed'ül Emin" yani "güvenilir Muhammed" lakabı verilmiştir. Bu özellikleri, onun ilerleyen yıllarda peygamberlik görevini üstlenmesinde önemli bir rol oynamıştır.