Kara İnci'nin hikayesi, İngiltere'nin yemyeşil kırlarında, huzurlu bir çiftlikte başlar. Annesi, zarif ve soylu bir kısrak olan Duchess, Kara İnci'ye ilk nefesini verdiği andan itibaren sevgi ve şefkatle yaklaşır. Kara İnci, doğduğu andan itibaren zekası ve merakıyla dikkat çeker. Çiftlikteki diğer hayvanlarla, özellikle de Merrylegs adlı sevimli bir midilli ile yakın arkadaşlık kurar.
Kara İnci'nin hayatı, çiftliğin satılmasıyla kökten değişir. Farklı sahiplerle tanışır ve her biri ona farklı deneyimler yaşatır. Bazı sahipleri ona iyi davranırken, bazıları acımasız ve anlayışsızdır. Kara İnci, bu zorlu süreçte dayanıklılığını ve umudunu korumaya çalışır.
John Manly, Kara İnci'nin karşılaştığı en acımasız sahiplerden biridir. Onu sürekli olarak kırbaçlar ve aşırı çalıştırır. Kara İnci, bu dönemde büyük acılar çeker ve umudunu kaybetme noktasına gelir.
Jerry Barker, Kara İnci'ye şefkatle yaklaşan nadir insanlardan biridir. Ona iyi davranır, yorgunluğunu anlar ve onu asla zorlamaz. Jerry, Kara İnci'nin hayatında bir umut ışığı olur.
Yıllar geçer ve Kara İnci yaşlanır. Gücü azalır, ancak bilgeliği artar. Son sahibi, onu emekliye ayırır ve huzurlu bir yaşam sürmesini sağlar. Kara İnci, hayatının son demlerini, doğduğu topraklara yakın bir yerde, sevgi ve saygı içinde geçirir.
Kara İnci'nin hikayesi, hayvan sevgisi, dürüstlük, dayanıklılık ve umut gibi evrensel değerleri vurgular. Onun yaşadığı zorluklar ve gösterdiği direnç, okuyuculara ilham verir ve hayvanlara karşı daha şefkatli olmaya teşvik eder.