Maya mitolojisi, sadece piramitler ve takvimlerden ibaret değildir. Derinliklerinde, korku ve dehşetin hüküm sürdüğü bir yeraltı dünyası yatar: Xibalba. "Korku Yeri" anlamına gelen bu mekân, Maya inancında ölümün ve hastalığın kaynağı olarak kabul edilirdi.
Xibalba'yı yönetenler, Hun-Came ("Bir Ölüm") ve Vucub-Came ("Yedi Ölüm") adlı iki ölüm tanrısıydı. Onların yanı sıra, çeşitli hastalıklara, acılara ve felaketlere neden olan diğer tanrılar da Xibalba'da bulunurdu.
Xibalba'ya ulaşmak, kolay bir iş değildi. Maya inancına göre, yeraltı dünyasına giden yol, sayısız tehlike ve tuzakla doluydu. Bu yolda ilerlemek için dört farklı geçitten geçmek gerekiyordu:
Xibalba'nın içinde, yolcuları bekleyen altı ölümcül ev bulunurdu. Bu evler, ziyaretçileri test etmek ve yok etmek için tasarlanmıştı:
Xibalba, Maya yaratılış mitosunda önemli bir rol oynar. Popol Vuh'a göre, kahraman ikizler Hunahpu ve Xbalanque, babalarının intikamını almak ve insanlığa umut getirmek için Xibalba'ya inerler. Zekâları ve cesaretleriyle ölüm tanrılarını alt ederek, insanlığın yeniden doğuşunu sağlarlar.
Xibalba, Maya kültüründe sadece korku değil, aynı zamanda saygı da uyandıran bir kavramdı. Ölümün kaçınılmazlığı ve yaşamın döngüsü, Xibalba'nın varlığıyla somutlaşıyordu. Maya halkı, yeraltı dünyasına duyduğu saygıyı, ritüeller ve törenlerle gösterirdi.