Guernica'nın yaratılma süreci, İspanya İç Savaşı'nın en acımasız olaylarından birine dayanır. 26 Nisan 1937'de, Nazi Almanyası'na ait uçaklar, Bask bölgesindeki Guernica şehrini bombalayarak yüzlerce sivilin ölümüne ve şehrin büyük ölçüde tahrip olmasına neden oldu. Bu olay, Picasso'yu derinden etkiledi ve onu bu trajediyi ölümsüzleştirmeye yöneltti.
Guernica, birçok sembol ve metaforla yüklüdür. Her bir figür ve nesne, savaşın farklı yönlerini ve insanlığın farklı duygularını temsil eder. Tablonun genel kompozisyonu, kaos ve yıkımı yansıtırken, kullanılan renkler (siyah, beyaz ve gri tonları) acı ve umutsuzluğu vurgular.
Guernica, Kübizm ve Sürrealizm akımlarından izler taşır. Picasso, figürleri parçalayarak ve farklı perspektiflerden göstererek savaşın karmaşıklığını ve travmasını yansıtır. Tablonun boyutları (3.49 metre x 7.76 metre) eserin etkileyiciliğini artırır ve izleyiciyi adeta olayın içine çeker.
Guernica, sadece bir sanat eseri değil, aynı zamanda bir barış çağrısıdır. Savaşın yıkıcılığını ve insanlığın acısını evrensel bir dilde ifade eden bu tablo, günümüzde de savaş karşıtı hareketlerin ve insan hakları savunucularının sembolü olmaya devam etmektedir. Guernica, sanatın toplumsal değişimdeki gücünü gösteren önemli bir örnektir.
Guernica, yapıldığı günden beri farklı yorumlara konu olmuştur. Bazı eleştirmenler, tablonun karmaşıklığı ve sembolizmi nedeniyle anlaşılmasının zor olduğunu savunurken, diğerleri eserin derin anlamlar içerdiğini ve savaşın evrensel bir portresini çizdiğini belirtir. Picasso'nun kendisi de Guernica'nın anlamını tam olarak açıklamamış, izleyicinin kendi yorumunu yapmasına izin vermiştir.
Guernica, sadece bir tablo değil, aynı zamanda tarihin bir tanığı ve insanlığın vicdanıdır. Bu eseri incelemek, sanatın gücünü, savaşın dehşetini ve umudun önemini anlamamıza yardımcı olur. Guernica, geleceğe bırakılan bir miras olarak, barış ve adalet için mücadele etme çağrısı yapmaya devam edecektir.