Bazı durumlarda, yetişkin bireyler kendi haklarını koruyacak ve yasal işlemleri yürütecek durumda olmayabilirler. Bu gibi hallerde, Türk Medeni Kanunu devreye girerek bu kişilerin menfaatlerini korumak amacıyla vasi atanmasını öngörür.
Vasi ataması, ilgili kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesi tarafından yapılır. Başvuru, ilgili kişinin kendisi, yakınları veya yetkili kamu kurumları tarafından yapılabilir. Mahkeme, gerekli incelemeleri yaptıktan sonra vasi atanmasına karar verir.
Vasi olarak öncelikle ilgili kişinin eşi veya yakın akrabaları tercih edilir. Ancak, menfaat çatışması veya diğer uygunsuzluk hallerinde, mahkeme başka bir kişiyi veya bir vesayet makamını vasi olarak atayabilir.
Vasinin temel görevi, vesayet altındaki kişinin menfaatlerini korumak ve onun adına yasal işlemleri yürütmektir. Bu görevler oldukça kapsamlıdır ve dikkatli bir şekilde yerine getirilmesi gerekir.
Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını yönetme yetkisine sahiptir. Ancak, bazı önemli işlemleri yapabilmek için sulh hukuk mahkemesinin izni gereklidir. Örneğin, gayrimenkul satışı, bağış yapma veya önemli bir borcun altına girme gibi işlemler mahkeme iznine tabidir.
Vesayet makamı, vasinin faaliyetlerini denetler ve gerektiğinde müdahale eder. Vasi, belirli aralıklarla vesayet makamına hesap vermekle yükümlüdür. Vesayet makamı, vasinin görevini kötüye kullandığını tespit ederse, onu görevden alabilir ve yerine yeni bir vasi atayabilir.