Huēhuētl, Aztek ve Maya mitolojilerinde sadece bir davul değil, aynı zamanda evrenin ritmini, yaşamın döngüsünü ve tanrılarla iletişimi temsil eden kutsal bir enstrümandı. Bu büyük silindir davul, törenlerde, festivallerde ve savaşlarda kullanılarak hem fiziksel hem de ruhsal dünyaları birbirine bağlardı.
Aztek yaratılış mitlerinde, tanrıların evreni yaratmak için bir araya geldiği ve Huēhuētl'in ritmiyle bu yaratılışı kutladığı anlatılır. Davulun sesi, karanlığın sessizliğini bozarak ışığı ve yaşamı müjdelemiştir. Maya mitolojisinde ise, tanrıların insanları yaratırken davulun ritmini rehber olarak kullandığına inanılırdı.
Huēhuētl, sadece yaşamın değil, ölümün de önemli bir parçasıydı. Aztek ve Maya inançlarında, ölüm bir son değil, bir geçişti. Huēhuētl'in sesi, ölen kişinin ruhuna ahiret yolculuğunda rehberlik eder, onu diğer dünyaya taşırdı. Cenaze törenlerinde çalınan davul, hem yas tutmayı hem de ruhun yolculuğuna destek olmayı amaçlardı.
Aztek ve Maya kozmolojisinde, yaşam ve ölüm sürekli bir döngü içindeydi. Huēhuētl'in ritmi, bu döngüselliği sembolize ederdi. Her ölüm, yeni bir yaşamın başlangıcıydı ve davulun sesi, bu yeniden doğuşun müjdecisiydi. Tarım döngülerinde, mevsimlerin değişiminde ve insan yaşamında bu döngüsellik kendini gösterirdi.
Huēhuētl, Aztek ve Maya törenlerinin vazgeçilmez bir parçasıydı. Tanrılara adaklar sunulurken, savaş öncesinde askerleri cesaretlendirmek için, hasat zamanı bereketi kutlamak için ve diğer birçok önemli olayda davulun sesi duyulurdu. Davulcular, özel olarak eğitilmiş ve kutsanmış kişilerdi. Onların ritimleri, toplumu bir araya getirir, inançları güçlendirir ve tanrılarla iletişimi sağlardı.