Eşit kusur, bir zararın meydana gelmesinde hem zarar görenin hem de zarar verenin aynı oranda kusurlu olması durumudur. Bu durumda, tazminat miktarı kusur oranları dikkate alınarak belirlenir.
Yargıtay, tazminat davalarında kusur oranlarının belirlenmesinde büyük bir titizlik göstermektedir. Eşit kusurun varlığı halinde, tazminat miktarının belirlenmesinde de bu oranın dikkate alınması gerektiği yönünde kararlar vermektedir. Yargıtay kararları, kusur oranlarının belirlenmesinde somut olayın özelliklerinin dikkate alınmasının önemini vurgulamaktadır.
Trafik kazaları, eşit kusurun en sık karşılaşıldığı alanlardan biridir. Örneğin, iki sürücünün de trafik kurallarını ihlal etmesi sonucu meydana gelen bir kazada, her iki sürücünün de eşit kusurlu olduğu kabul edilebilir.
İş kazalarında da eşit kusur söz konusu olabilir. Örneğin, işverenin gerekli güvenlik önlemlerini almaması ve işçinin de dikkatsiz davranması sonucu meydana gelen bir kazada, her iki tarafın da kusurlu olduğu kabul edilebilir.
Eşit kusurun varlığı halinde, tazminat miktarı kusur oranları dikkate alınarak belirlenir. Bu durumda, zarar görenin tazminat talebi, kusuru oranında azaltılır.
Örnek: Bir trafik kazasında, zarar görenin 100.000 TL maddi zararı oluşmuş ve her iki tarafın da eşit kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, zarar görenin tazminat talebi 50.000 TL olarak belirlenir.
Aşağıda, Yargıtay'ın eşit kusurla ilgili vermiş olduğu bazı kararlardan örnekler bulunmaktadır:
Eşit kusur, tazminat davalarında önemli bir kavramdır. Yargıtay kararları, kusur oranlarının belirlenmesinde somut olayın özelliklerinin dikkate alınmasının önemini vurgulamaktadır. Eşit kusurun varlığı halinde, tazminat miktarı kusur oranları dikkate alınarak belirlenir.