Gecikme faizi, bir borcun zamanında ödenmemesi durumunda, alacaklının yasal olarak talep edebileceği ek ücrettir. Bu faiz, borçlunun ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle alacaklının uğradığı zararı telafi etmeyi amaçlar. Gecikme faizi, sözleşmede belirtilen bir oranda veya yasal düzenlemelerle belirlenen bir oranda uygulanabilir.
Türkiye'de gecikme faizine ilişkin yasal sınırlar ve uygulama esasları, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve ilgili diğer mevzuatlarla belirlenmiştir. Bu mevzuat, hem alacaklıların haklarını korumayı hem de borçluların aşırı faiz yükü altında ezilmesini engellemeyi amaçlar.
Yasal faiz oranları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirlenir ve belirli dönemlerde güncellenir. Bu oranlar, hem Türk Lirası (TL) cinsinden borçlar için hem de döviz cinsinden borçlar için farklılık gösterebilir.
Gecikme faizi hesaplaması, genellikle basit faiz formülü kullanılarak yapılır. Ancak, bazı durumlarda bileşik faiz de uygulanabilir. İşte temel hesaplama esasları:
Basit faiz formülü şöyledir:
$Faiz = Anapara \times Faiz Oranı \times Gün Sayısı / 365$
Gecikme süresi, borcun son ödeme tarihinden itibaren başlar ve ödemenin yapıldığı tarihe kadar devam eder. Bu sürenin doğru bir şekilde belirlenmesi, faiz hesaplamasının doğruluğu için önemlidir.
Örneğin, 10.000 TL'lik bir borcun yıllık %15 gecikme faizi ile 60 gün geciktiğini varsayalım. Bu durumda gecikme faizi şu şekilde hesaplanır:
$Faiz = 10000 \times 0.15 \times 60 / 365 = 246.58 TL$
Bu durumda, borçlu 246.58 TL gecikme faizi ödemekle yükümlüdür.
Gecikme faizi hesaplama, hem alacaklılar hem de borçlular için önemli bir konudur. Yasal düzenlemelere uygun bir şekilde hesaplama yapılması ve tarafların haklarının korunması, sağlıklı bir ticari ilişkinin sürdürülmesi için gereklidir. Bu nedenle, gecikme faizi hesaplaması yaparken dikkatli olmak ve gerektiğinde uzman görüşü almak önemlidir.