Kategorik veri, sayısal olmayan ve belirli kategorilere veya gruplara ayrılabilen verilerdir. Bu tür veriler, bir nesnenin veya bireyin özelliklerini tanımlar. Örneğin, bir kişinin göz rengi (mavi, kahverengi, yeşil), bir ürünün markası (A, B, C) veya bir anketin cevapları (evet, hayır, belki) kategorik veriye örnek olarak verilebilir.
Kategorik veriler temelde iki ana türe ayrılır:
Kategorik veri, hayatımızın her alanında karşımıza çıkar. İşte bazı örnekler:
Bir markette alışveriş yaparken karşılaştığımız birçok veri kategoriktir:
Sağlık sektöründe de kategorik veriler büyük önem taşır:
Günlük ulaşımımızda da kategorik verilerle karşılaşırız:
Eğlence tercihlerimiz de kategorik verilerle ifade edilebilir:
Kategorik veriyi analiz etmek için farklı yöntemler kullanılır. Bu yöntemler, verilerin özetlenmesine, görselleştirilmesine ve aralarındaki ilişkilerin incelenmesine yardımcı olur.
Kategorik veriyi anlamak için en temel yöntemlerden biri, her bir kategorinin ne sıklıkla tekrar ettiğini gösteren sıklık tabloları oluşturmaktır. Bu tablolar, pasta grafikleri veya çubuk grafikleri gibi görsel araçlarla desteklenebilir.
İki veya daha fazla kategorik değişken arasındaki ilişkiyi incelemek için çapraz tablolar (kontenjans tabloları) kullanılır. Bu tablolar, farklı kategorilerin kombinasyonlarının ne sıklıkla ortaya çıktığını gösterir.
İki kategorik değişken arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek için ki-kare testi kullanılabilir. Bu test, gözlemlenen frekanslar ile beklenen frekanslar arasındaki farkı değerlendirir.
Kategorik veri, günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Alışverişten sağlığa, ulaşımdan eğlenceye kadar birçok alanda karşımıza çıkar. Bu verileri anlamak ve analiz etmek, daha iyi kararlar almamıza ve dünyayı daha iyi anlamamıza yardımcı olur.