Merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerindeki vesayet yetkisi, devletin bütünlüğünü ve kamu hizmetlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, yerel yönetimlerin faaliyetlerinin merkezi yönetim tarafından denetlenmesi ve gerektiğinde müdahale edilmesini ifade eder. Bu yetki, yerel yönetimlerin özerkliğini tamamen ortadan kaldırmaz, ancak onların belirli sınırlar içinde hareket etmelerini ve merkezi yönetimin genel politikalarına uygun davranmalarını temin eder.
Türkiye'de merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerindeki vesayet yetkisinin hukuki dayanakları esas olarak Anayasa ve ilgili kanunlarda bulunmaktadır.
Vesayet yetkisi sınırsız değildir. Anayasa ve ilgili kanunlar, bu yetkinin kullanımına belirli sınırlar getirmiştir. Bu sınırlar, yerel yönetimlerin özerkliğini korumayı ve merkezi yönetimin keyfi müdahalelerini engellemeyi amaçlar.
Vesayet yetkisi, sadece kanunda belirtilen hallerde ve amaçlarla kullanılabilir. Merkezi yönetim, yerel yönetimlerin her türlü faaliyetine müdahale edemez; sadece kanunda açıkça belirtilen konularda ve usullerde denetim ve müdahale yetkisine sahiptir.
Vesayet yetkisinin kullanımı belirli şekil şartlarına tabidir. Örneğin, bir belediye meclisi kararının iptali için belirli bir usulün izlenmesi gerekir. Bu usul, kararın ilgili makama tebliğ edilmesi, belirli bir süre içinde itiraz edilmemesi veya itirazın reddedilmesi gibi aşamaları içerir.
Vesayet yetkisi, sadece yerel hizmetlerin ahenkli bir şekilde yürütülmesi, görevin yerine getirilmesi ve idari birliğin sağlanması amacıyla kullanılabilir. Merkezi yönetim, bu amaçlar dışında, yerel yönetimlerin faaliyetlerine müdahale edemez.
Vesayet yetkisinin kötüye kullanılmasını önlemek için çeşitli mekanizmalar bulunmaktadır: