Türkiye'nin zengin mutfak kültürü, nesilden nesile aktarılan birbirinden lezzetli çorbalarla doludur. Ancak, modern yaşamın hızla değişen alışkanlıkları ve hazır gıdalara olan yönelim, bazı yöresel çorbaların unutulmaya yüz tutmasına neden olmuştur. Bu yazıda, kaybolmaya başlayan bu lezzetleri yeniden keşfetmeye ve yaşatmaya çalışacağız.
Tokat'ın meşhur düğün çorbası, özel günlerin ve kutlamaların vazgeçilmezidir. İçeriğindeki kuzu eti ve terbiyesiyle oldukça besleyici ve lezzetlidir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne özgü lebeniye çorbası, yoğurt, pirinç ve nohut ile hazırlanır. Yaz aylarında soğuk servis edildiğinde ferahlatıcı bir lezzettir.
Erzurum'un yöresel lezzeti olan mercimek Tatarı çorbası, kırmızı mercimek, erişte ve kıyma ile hazırlanır. Soğuk kış günlerinde iç ısıtan bir seçenektir.
Ege Bölgesi'ne ait ovmaç çorbası, un, su ve baharatlarla hazırlanan hamurun ovularak küçük parçalar haline getirilmesiyle yapılır. Pratik ve lezzetli bir alternatiftir.
Karadeniz'in vazgeçilmezi kara lahana çorbası, mısır unu ve fasulye ile zenginleştirilir. Besleyici ve doyurucu bir çorbadır.
Bu yöresel çorbaların unutulmaması için tariflerinin yaygınlaştırılması, restoran menülerinde yer alması ve evlerde daha sık pişirilmesi önemlidir. Unutulmaya yüz tutmuş bu lezzetleri yaşatarak, gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğundadır.