🌍 Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde Eşitlik İlkesi
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), temel hak ve özgürlüklerin korunmasını amaçlayan uluslararası bir sözleşmedir. Bu sözleşmenin önemli bir parçası da eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağıdır. AİHS'nin 14. maddesi, bu ilkeyi düzenler ve sözleşmede yer alan hak ve özgürlüklerden yararlanmada ayrımcılığı yasaklar. Ancak, 14. madde tek başına bir hak sağlamaz; diğer maddelerle bağlantılı olarak uygulanır.
- ⚖️ Kapsam: AİHS'nin 14. maddesi, sözleşmede güvence altına alınan herhangi bir hak veya özgürlüğün kullanılmasında ayrımcılığı yasaklar. Bu, örneğin ifade özgürlüğü, özel hayatın gizliliği veya adil yargılanma hakkı gibi hakların kullanımında ayrımcılık yapılmamasını gerektirir.
- 🚫 Ayrımcılık Gerekçeleri: Madde, ayrımcılık yapılamayacak çeşitli gerekçeler sayar: cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya diğer görüşler, ulusal veya sosyal köken, ulusal azınlıkla bağlantılı olma, servet, doğum veya diğer statüler. Bu liste örnek niteliğindedir ve AİHM, benzer gerekçelerle yapılan ayrımcılığı da yasak kapsamına alabilir.
- 🎯 Amaç: Eşitlik ilkesinin temel amacı, herkesin hak ve özgürlüklerden eşit şekilde yararlanmasını sağlamaktır. Bu, benzer durumlarda olan kişilere farklı muamele yapılmamasını veya farklı durumlarda olan kişilere aynı muamele yapılmamasını gerektirebilir.
🏛️ Ayrımcılık Yasağı: AİHM Kararları Işığında
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), AİHS'nin uygulanmasını denetleyen ve yorumlayan önemli bir organdır. AİHM, birçok kararında eşitlik ilkesini ve ayrımcılık yasağını detaylı bir şekilde ele almıştır. Bu kararlar, AİHS'nin 14. maddesinin kapsamını ve uygulanmasını anlamak için önemlidir.
🧑⚖️ AİHM'nin Yaklaşımı
AİHM, ayrımcılık iddialarını değerlendirirken şu unsurları göz önünde bulundurur:
- 🔎 Karşılaştırılabilirlik: İlk olarak, başvurucunun durumu ile benzer durumda olan diğer kişilerin durumu karşılaştırılır. Eğer farklı muamele söz konusu ise, ayrımcılık iddiası değerlendirilir.
- ⚖️ Haklı Gerekçe: Farklı muamelenin haklı bir gerekçesi olup olmadığı incelenir. AİHM, farklı muamelenin objektif ve makul bir gerekçeye dayanması gerektiğini belirtir. Bu gerekçe, meşru bir amaca hizmet etmeli ve kullanılan araçlar ile amaç arasında orantılılık bulunmalıdır.
- 🎯 Orantılılık: Farklı muamelenin, ulaşılmak istenen amaçla orantılı olması gerekir. Yani, farklı muamele, amaca ulaşmak için gerekli ve uygun olmalıdır. Aksi takdirde, ayrımcılık olarak kabul edilebilir.
📜 Önemli AİHM Kararları
AİHM'nin eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağına ilişkin birçok önemli kararı bulunmaktadır. İşte bazı örnekler:
- 👩⚖️ D.H. ve Diğerleri/Çek Cumhuriyeti: Bu kararda, Roman çocukların diğer çocuklardan ayrı okullarda eğitim görmesi ayrımcılık olarak değerlendirilmiştir. AİHM, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasının önemini vurgulamıştır.
- 🏳️🌈 Vallianatos ve Diğerleri/Yunanistan: Bu kararda, eşcinsel çiftlere heteroseksüel çiftlerle aynı hakların tanınmaması ayrımcılık olarak kabul edilmiştir. AİHM, cinsel yönelimin ayrımcılık yasağı kapsamında korunması gerektiğini belirtmiştir.
- 👩⚕️ Konstantin Markin/Rusya: Bu kararda, babalara annelere tanınan doğum izni haklarının tanınmaması ayrımcılık olarak değerlendirilmiştir. AİHM, cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının önemini vurgulamıştır.
Bu kararlar, AİHM'nin eşitlik ilkesine ve ayrımcılık yasağına verdiği önemi göstermektedir. AİHM, bu ilkenin uygulanmasını titizlikle denetlemekte ve ayrımcılığa karşı etkili bir koruma sağlamaktadır.