Bu alıntı, romanın ana temalarından biri olan kimlik arayışını ve gerçekliğin bulanıklığını vurgular. Karakterler geçmişe dair anılarını sorgularken, her şeyin birbirine karıştığı bir sis perdesinin ardında kalmış gibi hissederler.
Sis, romanda belirsizliğin, gizemin ve tehlikenin sembolü olarak kullanılır. Bu alıntı, karakterlerin iç dünyasındaki karmaşayı ve dış dünyadaki güvensizliği ifade eder.
Roman boyunca gerçeklik ve yanılsama arasındaki sınır sürekli olarak bulanıklaşır. Bu alıntı, okuyucuyu her şeye şüpheyle yaklaşmaya ve kendi algılarını sorgulamaya davet eder.
Aşk ve suç arasındaki ilişki, romanda sıkça işlenen bir temadır. Bu alıntı, aşkın karanlık yüzünü ve insanların tutkuları uğruna neler yapabileceğini gösterir.
Romandaki alıntılar, karakterlerin kendi kimliklerini ve gerçekliği nasıl algıladıklarına dair önemli ipuçları sunar. Sis metaforu, bu belirsizliği ve karmaşıklığı sembolize eder.
"Sis ve Gece" sadece bir polisiye romanı değil, aynı zamanda insanın iç dünyasına yapılan bir yolculuktur. Alıntılar, suçun ve cezanın psikolojik boyutlarını derinlemesine inceler.
Romanın geçtiği İstanbul şehri, karakterlerin ruh halini yansıtan bir fon olarak kullanılır. Sisli ve karanlık sokaklar, romanın atmosferini güçlendirir ve alıntıların anlamını derinleştirir.